Sayın Sayınlar,
Akademik (!) kutuplaşmalar reva mıdır bu yurdun insanına, lanetimiz mi bu bizim?
“Sayın bilmem kim” diye başlayan iletileriniz, “saygınlık” mı kazandırır sizlere, biz “üçüncülerin” nezdinde ?
Sizler,
bütün saygınlığınızla
gümüş manşetli gömleklerinizin kollarını
dirseklerinize kadar sıvarken şafak vakti
“soylu” atlarınızı bağlatarak yakın ağaçlara
Ellerinizde “akademik” pistoller
Şanlı şerefli düellolarınız
bize ne verecek ?
“2″ nizden biri ölse,
Kaç “1″ kişi kurtulacak?
“Biz” i kurtarmak mı amacınız,
yoksa
“kutuda iki pistol var, demek ki en az biri ölmeli şerefi kurtarmak için” mi dersiniz?
Kendi adıma ben
“üçüncü” lerden biri olarak olarak derim ki,
ille de mecbursanız bu “didişmeye”
alın kutudan birer pistol
dayayın şakağınıza, basın tetiğe.
bizler de sizi “saygıyla” analım
Atlarınız lâzım çünkü bize
Sevgiler,
KAAN










Elinize, ve o guzel yureginize saglik dostum..
Sevgiler
Çok güzel, içten ve yalın…İnanın çok beğendim.
Çok teşekkür ederim
Sevgiler
Biliyordum içinde kocaman bir cevher taşıdığını…
Bu şiir mi, makale mi, bilemediğim ama milyonların hislerine tercüman olan yazın için seni yürekten kutluyorum…
ülke genelinde üçüncü olmuş bir vatandaşız hepimiz.
Sevgilerimle,
Sayın Karakuş,
Tepkinin zarifçe de verilebileceğini gösteren örnek bir yazı.
Yürekten kutluyorum.
Saygılar…