• Sevda Eğer, Şiir

    Yayın Tarihi: 9 Nisan 2009

    Ekleyen: admin

    Etiketler

    Savaş Çocuğu

    Savaş Çocuğu

    I

    Bir karanlık odada,
    Bir yuvarlak masada…
    Kesilirken sözler
    İstikballer üstüne,
    Sarmalanırken kurşunlar
    Özgürlük peçesine,
    Biçilirken kefenler
    Siyah cevher hatrına,
    Körpe hayatlar düşüyor toprağa birer birer
    Sorgusuz sualsiz
    Topluyor ölülerini analar,
    Beşik kadar mezarlara merasimsiz koymak için
    Üşüşmeden akbabalar
    Sessiz
    Panzerlere salıncaklar kuruyor çocuklar!
    Çocuk olma hakkıyla
    Savaşlardan habersiz

    Heyhat!
    Satıldığı güne lanet okurken merhamet,
    Zulmün kucağına düşmüş iken adalet,
    Bir azap sıkıyor boğazını
    Sebepsiz
    Sırasıyla ölüyor
    Canı tatlıların sırasını tutanlar
    Irak diyarlarda fışkırırken kan kokulu cevher,
    Kadere çapraz çizikler atıyor çocuklar.
    Ve bir gün
    Kıpkızıl doğarken ay,
    Ve başak sarısı ekinler gibi yanarken umutlar,
    Yazgılar da evriliyor sanki
    Ve sanki
    Şafağa en yakın andaki zifiri yaşıyor
    Boş kovanlardan oyuncaklar yapan çocuklar.

    Sevda EĞER

    Share and Enjoy:
    • Print
    • Digg
    • del.icio.us
    • Facebook
    • Mixx
    • Google Bookmarks
    • Live
    • MySpace
    • Twitter
    Yazının kayıt tarihi: Perşembe, 9 Nisan 2009 10:30 Kategorisi: Sevda Eğer, Şiir. Yazıya verilen yanıtları bu bağlantıdan izleyebilirsiniz RSS 2.0. Yorum bırakabilir ya da sitenizdenbağlantı verebilirsiniz.
  • 9 Yorum

    Bu makaleye yapılmış olan yorumlar.

    1. eren şahin
      Gönderim: Nisan 9th

      kokladığımız eksoz kokusumu
      yoksa insan küllerinimi çekiyoruz
      karbonmonoksit diye ciğerlerimize
      her yakıtı bittiğinde aracımızın
      kanmı dolduruyoruz depoya
      yoksa vampirler rüya değilmi
      sevda?…

    2. güneş bakır
      Gönderim: Nisan 9th

      eline kalemine sağlık çok içli bi şiir olmuş

    3. Sevda Eğer
      Gönderim: Nisan 9th

      kokladığımız hırs ise felaketi haber veren
      toprağa savrulan kül ise başka hayatta can bulan
      ciğerimize dolan öfke ise,
      gözlerimizden akan vicdan ise anlam kargaşasında kaybolan
      elde tutulan hesap ise
      sonsuz diyetlerle ödenemeyen
      ve sebep ve sonuç ararken ayrı zamanlarda ikimizde aynı büyük kapının önündeysek şimdi
      ceplerimizdeki bin açardan biri elbet açacak bu kilidi.
      ve kendi vicdanlarında boğulacak…o korkunç ve o gerçek kötülük efendileri…

    4. Sevda Eğer
      Gönderim: Nisan 9th

      sorma Güneşim… içi seni dışı beni yakar

    5. eren şahin
      Gönderim: Nisan 10th

      yüzümden düşen bin parça özgürlük
      bu sözler dökülürdü ruhumdan kalemime
      ama artık utanıyorum, çığlık çığlığa haykırmaya
      ellerimizle yaktığımız
      paralarla sattığımız
      küçük özgürlüklerin büyük çığlıkları içerisinde
      utanıyorum artık, yüzümden düşenlere…

    6. Sevda Eğer
      Gönderim: Nisan 10th

      ilizyonun kapsayanında ters iz düşümün
      yüzün değil sudaki yansımandır yalan olan…
      özgürlükten ziyade esarettir ruhunda büyüttüğün
      para değil istikbaldir yanıp küle, satıp pula dönen..
      o vakit çığlıkla eşgüdümlü büyümeli özgürlüğün
      yalan olanı seller alsın, utanacak yüzler bizde kalsın…

    7. eren şahin
      Gönderim: Nisan 10th

      şu gri asfalta düşen değilmidir siyah gölgem
      en renkli boyalarla boyasam düştüğü yeri fayda edermi
      ruhunu arayan kayıp çocuklar gibi
      bir materyalin sıcaklığında hayatların gölgesi
      ve en renklisi
      ve en doğal boyayla kırmızıya bulanmış
      özgürlüğü haykıracak mecal kalmadığı andır ruhunda
      hep yaşasanda bunu derinlerinde…
      iki damla siyah gözyaşı sadece
      cebinde yeşil peçeteler taşıyan adamın kırmızı gözlerinde
      işte, hayat gözlerinde renk, hayat cebinde peçete, hayat sıcak bir rüzgarın derini son yalayışını hissettiğin anda biryerlerde…
      bir kadeh şarap, birçift güzel gözlerde biryerlerde….

    8. Sevda Eğer
      Gönderim: Nisan 13th

      son söz diye buna derim.. aşmışsın :)

    9. eren şahin
      Gönderim: Mayıs 11th

      tek atımlık kurşun işte cevap versen alamazdın dahada :)
      ellerine, ruhuna sağlık vede..

  • Yorumunuzu ekleyiniz.

    Makale hakkında sizin düşünceleriniz neler?

  • Ad Soyad:

    E-posta (gerekli):

    Siteniz:

    Yorumunuz: